“O, herkesten gizlenmesi beklenen şeylerle ünlü olan ilk kişiydi. Geydi, uyuşturucu bağımlısıydı, yakışıklı değildi, karısını vurdu, kıç delikleri ve eroin hakkında şiirler yazdı...” John Waters
"William seemed to have a connection to everything. You see a movie like Blade Runner and then you find the phrase 'Blade Runner' came from him. The term 'Heavy Metal' is attributed to him." Patti Smith
Beat Generation 'ın temellerini atan adam olarak anılan ancak kendisini bir beat yazarı olarak tanımlamayan bir anarşist-keş-düzen karşıtı-katil. Beyefendi görünümünün altında hayatını döneminin tabularını yıkmaya adamış, kazara karısını öldürmüş (!), gay, içedönük ve o-kadar-yanlış ki-nerdeyse-doğru bir ruh. İleri yaşına rağmen beat kuşağına damgasını vurmuş Burroughs'un uyuşturucuyla olan yakın dostluğunu, silah tutkusunu, aşık olduklarını ve ona aşık olanları, Naked Lunch'ı, Allen Ginsberg ile ilişkisini ve daha birçoğunu Patti Smith, John Waters, Peter Weller gibi kendisini tanıma şansı yakalamış isimlerden dinliyoruz. Kelimelerin hiçbir zaman hissettiklerini anlatabilmenin yanından bile geçemeyeceğine inanan Burroughs, yanlışı, ayıbı, kötüyü ve günahı çırılçıplak masaya sererek koskoca bir akımın temelini oluşturma görevini kendisi kabul etse de etmese de sırtına alıyor.
WILLIAM S. BURROUGHS: A MAN WITHIN
25 Şubat 2011 Cuma
9 Şubat 2011 Çarşamba
ARTIK HERKES DERGİ YAZARI OLABİLİR
Together we make magazines! - Kısa bir süre önce keşfettiğim The Magger'la artık herkes birer dergi yazarı olabilir. Çok basit: Alttaki linke tıklayarak siteye giriyorsunuz ve paylaşmak istediğiniz bir mekan, keşif, düşünce kısacası hayata dair herhangi birşeyi "Magger Olun" kısmına tıklayıp açılacak olan formda anlatıyorsunuz. Yok ben almayayım diyorsanız da The Magger'a bakmak ücretsiz. theSpot, theShot, theFemme ve theMet okumanız, incelemeniz ve katkıda bulunmanız için The Magger'ın çatısı altında toplanmış dergiler. Tüm bunların dışında klasik otomobil meraklıları da düşünülmüş, reklam vermek isteyenler de. Bir göz atın, pişman olmazsınız.
7 Şubat 2011 Pazartesi
Bianet :: Defne Öldü, Sonra da Katledildi, Öldüğüyle mi Kalacak? - Bianet
Bianet :: Defne Öldü, Sonra da Katledildi, Öldüğüyle mi Kalacak? - Bianet
Okuyun, okutun. Hatta öncesinde Hıncal Uluç'un yazısını da okuyun. Ben en yakınlarıma anlatamıyorum acı ki, belki tanımadıklarım anlar.
6 Şubat 2011 Pazar
Blog Yazmak Bir Meslek Değildir
Pazar. Bahcesehir 3.cadde, Starbucks. Americano bile tam olarak beni ayiltamadi henuz. Yanlis anlamayin uykum oldugundan degil-sanirim Turkiye`de ozellikle haftasonlari disari cikip kalabaligin ortasinda olmaya hicbir zaman alisamayacagim. Uyusuyorum, icime donuyorum disarilara cikinca. Dort tarafim insanla cevrili; herkesin anlaticak bir hikayesi var. Soyle kiyida kosede iyi bir masa da bulamadim zaten. Tam karsimda ise luks ustu acik arabalar... Bahcesehir klasigi. Kim demis Turkiye`de siniflasma yok diye? Alan memnun satan memnun. Bir anlam bulmak icin etrafima bakiyorum ama basarisizim bu konuda da... Bagirarak konusanlar, kafelerde oturan insanlarin cevresinde dort donen dilenciler, kalem satan cocuklar, sandalyesinde kaykilarak oturup bet sesiyle ahkam kesen yeni yetmeler, kelimeleri yayarak konusan genc kizlar, kahve uzerine memleket meselelerini tartisan orta yas kesimi- hepsi sehrin kirk kilometre uzagindaki bu, bir zamanlar yesil ve havasi temiz simdiyse neredeyse herhangi bir Istanbul semtinden farki kalmayan Bahcesehirimizde mevcut. Arada dusunceli bir surat gorunce bakiyorum dikkatli, acaba o da mutsuzluguna bir anlam vermeye mi calisiyor yoksa aslinda sadece kafasinda o gun yapacagi islerle mi bogusuyor diye. Kimbilir...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


